Bolonya gezisi ile birlikte İtalya’da Emilia-Romagna bölgesine giriş yapmış bulunmaktayız. Yani bu da demek oluyor ki bölgeye has lezzetlerde kaybolacağız. Tortellini, parmesan dolu bilgiler “Bolonya’yı Yedik: Yeme-İçme Rehberi“nde; ama şimdi Bolonya’yı gezelim!

“La dotta, la grassa, la rossa”
İtalyanlar Bolonya’yı “La dotta, La grassa, La rossa” diyerek özetliyorlar. Yani bilge, şişman ve kırmızı. ❤️
Ortaçağ mimarisinin kızıl tuğlalarından oluşan pek çok binaya sahip olan Bolonya, “Kızıl Şehir” olarak biliniyor.
Dante, Erasmus, Kopernik gibi önemli isimlerin eğitim aldığı Bolonya’da bulunan üniversite ise 1800’lü yıllarda kuruluyor. Üniversite binalarının yanından geçerken bakmaya doyamadığımız ve bilge ünvanını sağlayan bu üniversite Avrupa’nın en eski üniversitesi olarak biliniyor.
Şişman lakabının ise bölgede fark yaratan mortadella, parmesan, balzamik sirkesi, adını verdiği bolonez sos gibi sayarak bitiremediğim pek çok şeyden geldiğini söyleyebiliriz. Bolonya’da yeme ve içme derin bir konu olduğu için tüm detaylarına”Bolonya’yı Yedik: Yeme-İçme Rehberi”nde değiniyorum!
Ulaşım
Biz zaten genel olarak tüm seyahatlerimizde yürümeyi ve yürürken etrafı keşfetmeyi seviyoruz. Ancak Bolonya’nın yürümekten başka bir ihtimali var gibi görünmüyor. Nitekim mesafelerin yakın olması nedeniyle herhangi bir araca ihtiyaç da duyulmuyor.
Şehre ulaşım için ise Türkiye’den direk uçuşlar bulunuyor. Ancak İtalya’da trenle ulaşım ağı oldukça kolay ve yaygın olduğu için farklı bir noktadan da rahatlıkla ulaşım sağlanabilir.
Bolonya’yı Gezelim!
Portici di Bologna
Binalarda bulunan sütunlarla oluşan, kaldırımlardaki bu kapalı yapılara revak ismi veriliyor. Birbirinden farklı şekillerde, bazılarının tavanlarında inanılmaz süslemeler bulunan bu revaklar şehrin neredeyse tamamını kaplıyor. Bazı kaynaklar Bolonya’yı çervreleyen 40 kilometreden fazla revak olduğunu belirtiyor. Ayrıca bu yapı Unesco tarafından da Dünya Miras Listesi’ne alınmış.

Yani Bolonya’yı gezerken sıcaktan, soğuktan , yağmurdan etkilenmeden revakların altından gezinizin büyük bir kısmına devam edebilirsiniz.
La Piccola Venezia
Bolonya’daki bu küçük camın kanal manzarası Venedik manzaralarına benzetildiği için “Küçük Venedik” veya “Venedik Penceresi” olarak da adlandırılıyor.

Ancak mevsimsel olarak kanalın kuruduğu bir zamana denk gelirseniz manzarayı tam görememe ihtimaliniz olabilir.

San Pietro Katedrali
1500’lü yıllardan günümüze kadar değişiklikler göstererek gelen bu katedral Piazza Maggiore için yola çıkılmışken ziyaret edilebilir.
Piazza Maggiore
Burası Bolonya’nın en merkezi ve en büyük meydanı, gezilecek pek çok noktaya çıkmak için de bu meydanı kullanabilirsiniz.
Meydanda San Petronio Bazilikası ile birlikte Palazzo re Enzo, Borsa Binası, Neptün Çeşmesi gibi yapılar da bulunuyor.

Meydanda bulunduğunuz gün ve saate göre açık olan alanları gezip keyfini çıkarabilirsiniz.
San Petronio Bazilikası
Piazza Maggiore’de bulunan bu bazilika dünyadaki en büyük bazilikalardan bir tanesi olarak biliniyor. Bilgilere göre Papa’nın bu kadar büyük bir yapıya izin vermemesi gibi sebepler nedeniyle henüz tamamlanmamış ve dışında henüz tamamlanmamış bir görüntü bulunuyor.

Bazilika aynı zamanda iki önemli özellik barındırıyor: Birisi dev bir güneş saatine sahip olması, bir diğeri ise meşhur cehennem freski.

Torre dell’Orologio
Piazza Maggiore’de bulunan Comuni Di Bologna, Palazzo d’Accursio binasının avlusundan girip karşı köşeye ilerlediğinizde yukarı çıkan merdivenler olduğunu göreceksiniz. Bu merdivenlerden bu kuleye ulaşılıyor. Yani bu kule belediye binasının içerisinde yer alıyor.
Kulenin terasına çıkarak Bolonya manzarasını yukarıdan görebilirsiniz. Şehirlerin yukarıdan manzaralarının görülebildiği yerler her zaman favorilerimiz arasındadır. ❤️
Terasa çıkmadan bilet almak gerekiyor, telefonunuzda internetiniz varsa kapıda bulunan QR kod ile kolaylıkla bilet alabilirsiniz.
Palazzo del Podesta
“Fısıldayan Duvarlar” ismiyle anılan bu bölgedeki revaklar ilginç bir yapıya sahip: Bir köşeye geçip bir şey söylediğinizde karşı köşedeki duvardan ses duyuluyor. Burada dört farklı köşede duvara doğru konuşan insanlar gördüğünüzde doğru noktada olduğunuzdan emin olabilirsiniz.
Piazza Galvani
Bolonya’da doğan İtalyan bilim insanı Luigi Galvani’nin adını taşıyan meydana Archiginnasio Sarayı’nın da bir tarafı bakmaktadır.

Santa Maria della vita
Yapımına 1680’li yıllarda başlanan bu kilise, “Ölü İsa’nın Ağıtı” eserini barındırıyor. Kiliseye girdikten sonra bilet alarak bu eseri de görebilirsiniz.
Teatro Comunale di Bologna
Bolonya’da bulunan bu opera binası dönemde farklı performanslara da ev sahipliği yapıyor. Binayı yürüyüş yolunuz üzerinde dışarıdan da görebilirsiniz ancak eğer uygun bir opera varsa öncesinde bilet alarak izlemenizi öneririm.
Teatro Anatomico
Bolonya’nın bilge ünvanını karşılayan noktalardan bir tanesi olan Teatro Anatomico, 1600’lü yıllarda anatomi dersleri için tasarlanıyor. Burası çok önemli hekimlerin çalışmalar ve dersler gerçekleştirdiği bir alan olarak da biliniyor.

Özellikle 1944’te ciddi tahribata sebep olan bir bombalanma yaşanıyor ancak sonrasında orjinal ahşap heykellerle yeniden inşa ediliyor. Bu yapı Bolonya’da üniversite ve eğitiminin ne kadar köklü olduğunu bir kez daha gösteriyor.

Biblioteca comunale dell’Archiginnasio
Teatro Anatomico için alınan bilet ile birlikte bu alan da gezilebiliyor. Aynı biletle gezilebilen bu iki alan arasındaki geçişte üniversiteye katkı sağlayan kişi ve ailelerin armalarını görebilirsiniz. Ayrıca bu kütüphanede çok önemli ve ilk baskı kitaplar da muhafaza ediliyor.

san domenica Bazilikası
Bazilika, Dominikan mezhebinin kurucusu San Domenico di Guzman’ın saklanması için inşa edilmiş. Michalengelo gibi önemli sanatçılar tarafından yapılmış eserler de burada bulunmaktadır.

Pinacoteca Nazionale
Bolonya Ulusal Galerisi, çok uzun yıllardır bulunan sanat eserlerini yıllara ve akımlara göre sergileniyor. Bileti önden almaya gerek yok, girişten önce gişeden alabilirsiniz. Yıllar içerisinde eserlerdeki değişen bakış açılarını görmek için mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Asinelli ve Garisenda Kuleleri
Bolonya’da 12. yüzyılda 180 kule bulunurken, günümüzde en ünlü ve ayakta kalan iki kule diyebiliriz. Garisenda Kulesi’ne tehlikeli olması nedeniyle çıkmak mümkün değil. Asinelli Kulesi’ne çıkmak için ise belirli dönemlerde yapılan tadilata denk gelmemek gerekiyor.

Torre Prendiparte (Sky Experience)
Torre Prendiparte, yapılan çalışmalar sonucu 12 katı çıkılabilen ve panoramik terası olan bir kule olarak oluşturulmuş. Ancak kuleye çıkabilmek için öncesinde online rezervasyon yaptırmak ve bilet almak gerekiyor.
San Francesco Bazilikası
Açık zamanlarda ziyaret edilebilecek bu bazilikanın belirli günlerde önünde bir çiçek pazarı da kuruluyor.

Piazza Santo Stefano
Meydanın adında da görüldüğü gibi bu geniş ve güzel meydan içerisinde Santo Stefano Bazilikası’nı bulunduruyor. Ancak bu büyük meydanın bir diğer özelliği kafe ve restoranlar ile zaman zaman çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapması.
Santo Stefano Bazilikası
Burası yalnızca bir bazilika değil, içerisinde müze de bulunan ve farklı dini yapıların birleşiminden oluşan bir kompleks diyebiliriz.

Santuario di San Luca
Şehir merkezinin bir miktar uzağında yer alan bu bazilika, şehir merkezine uzun bir revakla bağlanıyor. Şehir merkezini gezmenizin ardından vaktiniz kalacaksa burayı da planınıza dahil edebilirsiniz.
Museo Civico Archeologico
Biz bu gezimizde gezmeyi tercih etmedik. Ama arkeoloji müzelerine meraklıysanız burayı da gezi planınıza dahil etmelisiniz.
Bolonya gezimizin öncesine, trenle yalnızca 30 dakika olduğunu öğrenince Floransa’yı da ekledik. Floransa: 36 Saatte Neler Yenir? ve Floransa: 36 Saatte Neresi Gezilir? yazılarında da Floransa’yı tanıyoruz!



