Uzun yıllardır flamenko ile ilgilendiğim için İspanya ve özellikle Sevilla seyahatinin benim için anlamı çok büyüktü. Bu seyahatimizde pek çok flamenko konseri ve gösterisi izleme şansım oldu. Ancak önce bir saygı duruşu olarak kısaca flamenko kültürüne değinmek istiyorum.
Flamenko ❤️
İspanya ve Endülüs bölgesi denilince akla gelen en önemli kültürel unsurlardan bir tanesi: Flamenko. 2010 yılında UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası olarak kabul edilen flamenko kültürü, üç temel unsurdan oluşuyor: Dans, şarkı ve gitar. Sevilla’da bir gösteriyi izlediğinizde tüyleriniz diken diken olur ve zamanı durmuş gibi hissederseniz, merak etmeyin, Duende anındasınız!
Endülüs’ün kültürel mirasını ve sevinç, acı, özlem, tutku gibi duygularını yansıtan bu dansla buluşmamı sağlayan tüm hocalarıma sevgilerimle ❤️
Sevilla’da Flamenko Nerede İzlenir?
Sevilla’da sokakta veya meydanda flamenko ile karşılaşabilirsiniz. Ancak size tam anlamıyla bu müziği ve dansı hissettirebilmesi için mutlaka bir tablao deneyimlemenizi öneririm.
- Tablao Flamenco Las Setas
- Tablao Flamenco El Arenal
- Casa de la Memoria
- Museo del Baile Flamenco
Gösteri fiyatları ve yemekli veya içecekli olarak satılan biletler seçeceğiniz yere göre farklılık gösterecektir. Biz bu kez Las Setas’ı tercih ettik.
Sevilla lezzetlerini deneyebileceğiniz, alternatif olarak değerlendirebileceğiniz yerler için Sevilla: Yeme & İçme Rehberi ‘ne göz atabilirsiniz.

Sevilla’da Gezilecek Yerler
Sevilla’da 3 günlük tam rota için: Sevilla: 3 Günlük Gezi Rehberi
Real Alcázar

Game of Thrones çekimleri ile ününe ün katmış olan Real Alcázar, Sevilla’da gezilmesi gereken en önemli noktalardan bir tanesi. Kapıda uzun bir bilet sırası ile karşılaşmamak için bileti önceden ve online almak gerekiyor.

Real Alcázar, sadeliklerin içerisinde büyük bir ihtişam olduğunu hissettiriyor. Burası hala kullanılmaya devam edilen en eski saray olarak biliniyor.
Arslanlı kapıdan giriş yaptıktan sonra en az 2 – 2,5 saat ayırabilirsiniz. Hatta bahçeleri tamamen gezmek ve molalar vererek tadını çıkarmak isterseniz biraz daha ilave zaman eklemenizi öneririm.

Sarayın bahçelerinde bulunan meyve ağaçları, yıllar içerisinde pek çok farklı ülkeden getirilmiş. Yine yıllar içerisinde farklı kültürlerin etkisi ile katmanlı olarak şekillenen saray, Müdeccen sanatının en önemli tanıtıcılarından bir tanesi olarak biliniyor.
✨Tüm Sevilla’da gördüğümüz Müdeccen sanatı nedir?
Müdeccen, İspanyolca’da Mudéjar, bir yere yerleşip orada kalan anlamına geliyor. İspanya’da ise bu terim, Yeniden Fetih olarak adlandırılan dönemde Hristiyan yönetiminde yaşayan ve kendi kültürlerini korumalarına izin verilen Endülüslü Müslümanlar için kullanılıyor.

Sevilla’daki pek çok yapıda gördüğümüz Müdeccen sanatı ise Endülüslü Müslüman sanatçıların kendi yapım teknikleri ve kültürlerini entegre ederek oluşturdukları sanat anlamına geliyor. Özellikle geometrik desenler bu sanatın temel unsurlarını oluşturuyor.

Triana ve Triana Köprüsü
Eğer vaktiniz varsa Triana mahallesini rotanıza ekleyebilirsiniz. Flamenko için Sevilla’nın en önemli mahallelerinden biri olan Triana’da flamenko dinleyip izleyebilir ve İspanya’da sıkça göreceğiniz seramiklerden alabilirsiniz.
Triana’ya geçmeye vaktiniz olmazsa 19. yüzyılda yapılan Triana Köprüsü’nde gün batımı manzarasını mutlaka izlemelisiniz.
Plaza de España
Sevilla’daki diğer yapılara göre tarihi daha yakın geçmişe dayanan bu meydan, İspanya’yı tanıtmak adına 1929 İber-Amerikan Expo Fuarı için hayata geçirilmiş. Bu meydan tüm güzelliği ve görsel şölenine ek olarak İspanya’nın tanıtımı için önemli simgeler içeriyor.

Kanolarla gezilebilen ve meydanın ortasından akan su İspanya’nın denizlerdeki gücünü, buradaki köprüler eski İspanyol krallıklarını, her bir duvardaki tasarım ise İspanya’nın bir şehrini temsil ediyor.

Pek çok filmin çekimlerine de ev sahipliği yapan bu meydan günün her saatinde başka bir görsel şölen sunuyor. Bu meydanda her zaman bir flamenko gösterisi bulmak mümkün, palmasları ve gitarın sesini takip etmeniz yeterli 😊.

Plaza de América
Plaza de España’dan sonra vaktiniz olursa ve Maria Luisa Parkı’nı takip ederek Plaza de América’ya ulaşabilirsiniz. 1929’da fuar için yapılan Plaza de España ile birbirine bağlanan bu meydanın Amerika ile güçlü ilişkileri de temsil ettiği söyleniyor.
Giralda Kulesi ve Sevilla Katedrali
Giralda Kulesi’ne çıkabilmek için önceden mutlaka bilet almak gerekiyor. Bilette yazan saat ise Giralda Kulesi’ine çıkılacak saati belirtiyor. Kuleye çıkarken yürüyeceğiniz yokuş eski dönemlerde müezzinlerin kuleye çıkmak için atları kullanması nedeniyle bu şekilde yapılmış. Eski bir cami minaresi olan kulenin çan sistemi ise hala aktif bir şekilde çalışıyor. Giralda Kulesi, Hristiyan ve Müslüman mimarisinin birlikte görülebildiği en önemli yapılardan bir tanesini oluşturuyor. Kulenin en tepesine çıktığınızda Sevilla manzarasını panoramik olarak görebilirsiniz.

Kuleden sonra Sevilla Katedral’ini gezebilirsiniz. Kristof Kolomb’un mezarı da bu katedral içerisinde bulunuyor. Katedralin ardından portakal ağaçları bulunan arka bahçeye çıkarak gezinizi tamamlayabilirsiniz.

San Salvador Kilisesi
Giralda Kulesi ve Sevilla Katedrali için alınan biletler San Salvador Kilisesi girişini de kapsıyor. Şehrin en keyifli ve hareketli meydanlarından biri olan Plaza del Salvador’da yer alan kilise, içerisinde Barok tarzını oldukça yoğun hissettiriyor.
Torre del Oro
Eski bir askeri gözetleme kulesi olan Torre del Oro şu anda Denizcilik Müzesi olarak kullanılıyor. Müzenin içerisini gezecek vaktiniz olmasa bile nehrin kenarındaki bu kuleyi dışarıdan görebilirsiniz.

Metropol Parasol
Encarnacion Meydanı’nda bulunan, diğer adıyla Setas de Sevilla, günümüzde yapılmış olan en büyük ahşap mimari yapı olarak biliniyor. Altındaki alanda restoran ve marketleri gezebilir, Las Setas’da Flamenko dinleyip izleyebilir veya üst katında dolaşıp dinlenebilirsiniz. Ancak en üst katında bulunan yürüyüş yolunu yürümek ve terasında günü batırmak isterseniz bilet almanız gerekiyor.
Eğer buradaki terasta güneşin batışını izlemeyi düşünmüyorsanız, Metropol Parasol’ü akşam görmenizi tavsiye ederim. Yapılan ışıklandırma sistemi ile oldukça güzel görseller ortaya çıkıyor.

Casa de Salinas
Yıllar içerisinde farklı sanat ve mimari yaklaşımları ile şekillenen bu ev orjinaline sadık kalınarak düzenlenmiş ve ziyarete açılmış. Hatta bir kısmı hala Salinas ailesi tarafından kullanılmaya devam ediyor.

Geldiğinizde kapıdan bilet alabilirsiniz. Bilete autoguide dahil olduğu için yapıyı anlamak kolaylaşıyor. Sevilla’da katmanlı olarak yerleşen Roma, Rönesans, Müdeccen sanat ve mimari tarzlarının oldukça görülesi bir örneği diyebiliriz.

Casa de Pilatos
Dışarıdan küçük gibi görünen bu yapı içeriye girdiğiniz bahçeleri ve katmanlı yapısıyla sanki bambaşka bir dünyaya açılıyor. İçeride Roma dönemine ait pek çok heykel de bulunuyor. Yine Müdeccen mimarisini burada da görebiliyoruz.

Kapıdan bilet almak mümkün ve aldığınız bilet yine autoguide ile birlikte sunuluyor. Tüm kayıtları dinleyerek detaylı gezmek için 1 – 1,5 saat arası vakit ayırmak gerekebilir.

Not: Listemizde “Palace of the Countess of Lebrija” ve “Palacio de las Dueñas” da bulunuyordu. Ancak biz Salinas ve Pilatos’u gezmeyi tercih ettiğimiz için buralara vakit ayıramadık. Listenize eklemek isterseniz göz atabilirsiniz.
Plaza de Toros
Boğa güreşleri İspanyol kültüründe oldukça önemli bir yere sahiptir. Açık ve büyük bir stadyumu andıran arenalar, bugün yalnızca güreşler için değil konserler ve etkinlikler için de kullanılıyor. Biz rotamıza eklemeyi tercih etmedik ancak araştırmalarımız sonucu içerisinde gezilebilecek bir müze olduğunu da biliyoruz.
Flamenko Müzesi 💛
Flamenko konusunda zaten kalbimi bıraktığım bir seyahatti ⭐. Flamenkoyu pek çok yerde izleyebilmenin yanı sıra yakından tanımak için bu müzeyi mutlaka gezmelisiniz .

Flamenkoyu ve müzenin planlamasını anlatan bilgilendirme kartları pek çok dilde hazırlanmış, girişte alabilirsiniz. İsterseniz burada bir flamenko gösterisi de izleyebilirsiniz, biletinizi alırken belirtmeyi unutmayın.




